5 Haziran 2013 Çarşamba

"Apple 1" bilgisayara yarım milyon avro

Apple şirketinin ilk bilgiyarlarından olan "Apple 1" model bilgisayar açık artırmayla yarım milyon avroya satıldı.

Apple şirketinin kurucuları Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından 1976 yılında üretilen ve şirketin ilk bilgiyarlarından olan "Apple 1" model bilgisayar açık artırmayla yarım milyon avroya satıldı.
Köln'deki müzayedeevi Breker tarafından yapılan açıklamada, sözkonusu bilgisayarı kimliğini açıklamak istemeyen Uzakdoğulu bir kişinin açık artırmada 516 bin 461 avroya satın aldığı ifade edildi. Bu meblağın, Apple 1 modeli için ödenen rekor fiyat olduğu belirtilen açıklamada, bilgisayarın dünyada hala çalışır durumda olduğu bilinen 6 tane  "Apple 1" bilgisayardan biri olduğu kaydedildi.
Satılan bilgisayarda Wozniak’ın imzasının bulunduğu, Jobs’un bir mektubunun da yanında yer aldığı bildirildi.
Jobs ve Wozniak tarafından Jobs'un ailesinin garajında üretilen sözkonusu bilgisayar piyasaya çıktığında 666,66 dolara satılmıştı.

BERLİN A.A. 

İlk kez "petek göz" geliştirildi

Sineklerden esinlenilerek geliştirilen yapay göz, panoromik görüş sağlıyor.

Meyve sineğinden esinlenilerek, panoramik görüş sağlayan yapay "petek göz" geliştirildi.

Avrupalı bilim adamları, sinekler ve benzer hayvanların farklı yönlerdeki hızlı hareketleri aynı anda "yakalama" özelliğini ilk kez yapay göze aktarmayı başardı.

PNAS dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, meyve sineklerinin gözünü örnek alarak geliştirilen, "CurVACE" adı verilen prototipin bükülme olmadan, çevredeki farklı ışık yoğunluklarına uyum sağlayabilen, yüksek çözünürlüğe sahip panoromik bir görüş sağladığını vurguladı.

Yapay gözün, hızın son derece önemli olduğu durumlarda, örneğin karada ya da havada çarpışmaların engellenmesi için, 3 boyutlu tespit sistemlerinde kullanılabileceği belirtildi.

Araştırmacılar, 360 derecelik görüş elde etmek açısından 2 yapay gözün sırt sırta yerleştirilmesinin yeterli olduğunu ifade etti.

A.A.

Sahra tozu ile kar yağdıracaklar



Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Saydam, sahra tozunun bulutların üzerine atılarak yağmur ve kar yağdırılmasını sağlayan buluşa imza attıklarını bildirdi.
ANKARA
Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Saydam, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesinde düzenlenen basın toplantısında, çöl toprağının bulutlarla etkileşimi ve yağış kontrolünde kullanımıyla ilgili "Çöl Kökenli Toprak ile Yağış Yöntemi" çalışmasının patentini aldığını söyledi.
Çalışmayla bulut içerisine kimyasal ilavesi yapılmadan veya fiziksel özelliklerini değiştirecek cihazlar kullanılmadan doğal yollarla bulutların yağışa zorlandığını anlatan Saydam, "Buluş, belki de Türk bilim adamının küresel anlamda bulduğu en büyük buluş" dedi.
Buluşu "bulutları yağışa zorlama sanatı" olarak tanımlayan Saydam, istenilen yerde uygun koşullar sağlandığında bulutların üzerine uçakla sahra tozları atılarak yağış elde edilebileceğini ifade etti.
Her yağış sonrası araba ve işyeri camlarında karşılaşılan izlerin çöl kökenli sahra tozlarından kaynaklandığını belirten Saydam, yağışlarda asıl etkenin tozların içinde bulunan bakteri ve mantarların bulut içindeki faaliyetleri sonucu oluşan oksalattan kaynaklandığına kaydetti.
Çöl tozları bulutun içine girdiğinde, reaksiyon zincirini başlattığını ve oksalatın yağışı tetiklediğini anlatan Saydam, "Biz bunu patentledik. Oksalatı gidip bulutun içine atmaktansa doğal olan sahra tozunu atmak esas çünkü doğaya en doğal şekilde müdahale etmek lazım ki doğal dengeyi bozmayın" diye konuştu.
Çalışmalarına 1994'de başladıklarını buluşun patenti için 2009'da başvurduklarını ancak tescili 22 Nisanda aldıklarını anlatan Saydam, çalışmayla Doğu Anadolu'da istenildiği kadar kar biriktirilebilineceğini ve Orta Doğu'nun suya kavuşabileceğini dile getirdi.
Bunun yapıldığı taktirde ülkenin kaderinin, ulusal ve uluslararası politikaların değişeceğini iddia eden Saydam, dünyada su savaşları çıkacağına ilişkin öngörüler olduğunu hatırlatarak, "Bu savaşların artık olmaması lazım. Çünkü istediğiniz kadar su yapmanın tekniğini elde ediyorsunuz" şeklinde konuştu.
Saydam, Avrupa Patent Ofisine de başvurduklarını sözlerine ekledi.

A.A

Doğaya Müdahale tabi ne kadar iyi olursa...(Not: TÜRKİYEYE MÜDAHALENİN SONUÇLARINI BİLİYORUZ HERALDE :) )

 3G hızlarını BTK ölçecek

Cep telefonu operatörlerinin kapsama alanlarıyla ses iletimi ve veri indirme hızlarına ilişkin şebeke kaliteleri BTK tarafından ölçülecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce bazı GSM operatörlerinin reklamlarıyla gündeme gelen 3G hızları konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla başlattığı altyapı oluşturma çalışmalarının tamamladığını belirtti.
Acarer, GSM operatörlerinin 3G şebekelerine ilişkin kapsama alanı, ses iletimi ve veri indirme hızlarına ilişkin şebeke kalitesi, temin edilen ölçüm cihazları aracılığıyla BTK’nın uzman personeli tarafından objektif kriterlere göre tarafsız bir şekilde ölçüleceğini söyledi.

A.A.

(3g tarih ve nedir "http://tr.wikipedia.org/wiki/3G")

Soyuz yolculuğunu tamamladı

Rusya’nın Kazakistan’da bulunan Baykonur Uzay Üssü'nden fırlatılan uzay aracı tarihi bir rekor kırdı.
Soyuz yolculuğunu tamamladı
29 Mayıs 2013 Çarşamba 12:45 tarihinde eklendi.
Uzay aracı, daha önce 48 saatte aldığı mesafeyi 6 saate indirdi. Rus, İtalyan ve ABD'li astronotlardan oluşan ekibi taşıyan uzay aracı başarıyla fırlatılaradı.

Astronotlar; Rus Fyodor Yurçihin, ABD'li Karen Nyberg ve İtalyan Luca Parmitano'yu taşıyan Soyuz TMA-09M Rus uzay aracı, Uluslararası Uzay İstasyonu'na ilk kez 6 saat gibi kısa bir zamanda hedefine ulaştı. Uzay aracı, yerel saatle gece 2.31'de Baykonur’dan gönderildi. Geliştirilen kapsülle daha önce 48 saatte varılan hedef, 6 saate indi. TMA-09M uzay aracı 6 saatte Uluslararası Uzay İstasyonu'na kenetlenerek görevini başarıyla tamamladı.

Yeni ekip geçtiğimiz Mart ayından beri Uluslararası Uzay İstasyonu'nda görev yapan Expedition 36 mürettebatına destek verecek.

CİHAN

'En hafif gezegen' bulundu

Avrupa Güney Gözlemevi’ne (ESO) bağlı Çok Büyük Teleskop’unu (VLT) kullanan gökbilimciler, parlak bir yıldızın yakınında hareket eden sönük bir cisim görüntüledi.
En hafif gezegen bulundu
Dün 12:16 saatinde eklendi.
Gökbilimciler, Güneş Sistemi dışında bugüne dek tespit edilen en hafif gezegeni tespit ettiklerini düşünüyor.
 
Araştırmacılar, bugüne kadar ağırlıklı olarak dikey hız ya da geçiş yöntemiyle olmak üzere, dolaylı tekniklerle bine yakın gezegen tespit etti. Bu gezegenlerden daha fazla sayıda gezegenin ek gözlemlerine gerek duyulsa da, bunlardan sadece on kadarı doğrudan görüntülenebilmişti.
 
2M1207 kahverengi cücesinin (eso0428) etrafında dolanan bir ötegezegenin doğrudan ilk görüntüsünü VLT ile elde ettikten dokuz yıl sonra, gökbilimcilerin kamerasına bu kez ‘en hafif gezegen’ takılmış olabilir.
 
Keşfi duyuran araştırma ekibinin başında yer alan Fransa’nın Grenoble Gezegenbilim Astrofizik Enstitüsü’nden Julien Raeau, “Gezegenlerin doğrudan görüntülenmesi yer-konuşlu ya da Uzay’da olsun, en gelişmiş araçları gerektiren olağandışı zor bir teknik... Şimdiye kadar sadece birkaç gezegen doğrudan görüntülenebildi, bu nedenle bunların her biri dev gezegenlerin nasıl oluştuklarının anlaşılmasına için önemli dönüm noktalarıdır” dedi.
 
Yeni gözlemlerdeki muhtemel gezegen sönük ancak HD 95086 yıldızına yakın belirgin bir nokta şeklinde görünüyor. Daha sonra yapılan bir gözlemde ise gökyüzünde yıldızla birlikte hareket halinde olduğu görüldü. Bu sayede HD 95086 b ismi verilen cismin yıldızın etrafında bulunan bir gezegen olduğu ortaya çıktı. Parlaklığından, gezegenin Jüpiter’in kütlesinden dört ila beş kez büyük olduğu tahmin ediliyor.
 
300 IŞIK YILI UZAKLIKTA BELİRDİ
Araştırma ekibi, ESO’nun her biri 8.2-metre olan VLT dizgesine ait dört Birim Teleskop’tan biri üzerinde bulunan uyarlamalı optik aleti NACO’yu kullandı.Bu alet gökbilimcilerin atmosferin bulanıklaştırıcı etkilerinin çoğunu ortadan kaldırmalarını ve çok keskin görüntüler elde edebilmelerini sağlıyor. Gözlemler kırmızı-ötesi ışık ve diferansiyel görüntüleme adlı bir yöntem kullanılarak yapılırken, böylece gezegen ve parlak yıldız arasındaki renk karşıtlığı geliştiriliyor.
 
Yeni keşfedilen gezegenin HD 95086 adlı genç yıldızına uzaklığı Yer-Güneş arasındaki mesafenin yaklaşık 56 katı kadar, Güneş-Neptün uzaklığının iki katı.Yıldızın kendisi Güneş’ten biraz daha büyük kütleli ve bir çöküntü diski ile çevrili. Sistem bu özellikleriyle gökbilimciler için genç, büyük kütleli gezegenlere ev sahipliği yapabilecek ideal bir aday olarak beliriyor. Sistemin tamamı bizden yaklaşık 300 ışık-yılı uzaklıkta bulunuyor.
 
Yıldızın sadece 10 ila 17 milyon yıllık genç yaşı nedeniyle, gökbilimciler, yeni gezegenin muhtemelen yıldızı çevreleyen gaz ve tozlu disk içerisinde oluştuğunu düşünüyor.
 
Araştırma ekibinde yer alan Anne-Marie Lagrange, “Şu an bulunduğu yer gezegenin oluşum süreci hakkında bir takım sorunlar ortaya çıkarıyor. Ya kayalarla katı bir çekirdek oluşturarak büyüdü ve çevredeki gazlardan yoğun bir atmosfer oluşturmak için onları kendine çekmeye başladı, ya da disk içerisindeki kütleçekimsel kararsızlıkların neden olduğu gaz kümelenmelerinden meydana geldi” ifadesini kullandı.
 
Lagrange, “Gezegen ve disk arasındaki ya da diğer gezegenlerle olan etkileşimler gezegenin oluştuğu bölgeden taşınmasına neden olmuş olabilir” bilgisini verdi.
 
Araştırmada yer alan bir diğer gökbilimci Gaël Chauvin ise çalışmayla ilgili şu açıklamayı yaptı: Yıldızın parlaklığı HD 95086 b gezegeninin yüzey sıcaklığını 700 santigrat derece olarak tahmin etmemizi sağlıyor. Atmosferinde su buharı ve muhtemelen metan bulunması için yeterince uygun bir değer. Bu nesneyi VLT’ye takılacak yeni SPHERE ile çalışmak harika olacak. Belki de, eğer varsa, sistemde daha içerde bulunan gezegenler de ortaya çıkarılabilir.”

ntvmsnbc
Sony'nin Vaio serisi altında sunduğu dizüstü bilgisayar modelleri, hafif ve güçlü bir bilgisayar olmanın yanı sıra rakiplerinden farklılıklarıyla da ön plana çıkmıştı. Pahalı fiyatlarına rağmen, yoğun talep alan firma, Windows 8 işletim sistemine sahip modellerinde ise bu beklentiyi karşılayamadı.
Özellikle Sony Vaio Duo 11 ile Sony fanatiklerini üzen firma, bu sefer dersine iyi çalışmış gibi görünüyor.
Dilerseniz şimdi Sony Vaio Pro 11'e biraz daha yakından bakalım.
11.6 inçlik dokunmatik ekrana sahip olan cihaz, karbon fiber malzemeden yapıldığı için hem dayanıklı hem de çok hafif. Windows 8 işletim sistemine sahip olan Sony Vaio Pro 11'in ağırlığı, sadece 870 gram. 13 inçlik olan Sony Vaio Pro 13'ün ağırlığı ise 1.060 gram.
Yeni modellerin ikisi de Intel'in 4. nesil Intel Core işlemcilerine (Haswell) sahip.
Ekran konusunda Sony'nin yeni model Bravia marka televizyonlarda kullandığı TRILUMINOS teknolojisi, bu ürünlerde de yerini almış durumda.
Klavyesinde arka aydınlatma imkanı sunan Sony Vaio Pro 11, 8 saate kadar pil ömrü sunuyor. Bu değeri elde ederken kullanılan yazılımın Mobilemark 2007 kullanıldığını belirtelim.
Dizüstü bilgisayarlardan beklentiler arasında ses teknolojileri de üst sıralarda yer alıyor. Firma, ClearAudio+ teknolojisi ile berrak ses verebileceğini vaat ediyor.
NFC teknolojisini barındıran cihaz, bu sayede çevredeki diğer NFC'li ürünlerle kablosuz olarak haberleşebiliyor.
Sony Vaio Pro 11'i sahip olduğu yazılım sayesinde Ethernet üzerinden aldığı interneti WiFi olarak dağıtmanız da mümkün. Bu sayede çevredeki diğer cihazlar, Vaio Pro 11'in bağlantısını kablosuz olarak paylaşabilecekler.
Cihazın yeni nesil Wi-Fi standardı olan 802.11 ac'yi desteklememesi ise tam bir hayal kırıklığı.
Teknik Özellikler
  • İşlemci: Intel Core i7-4500U
  • İşletim sistemi: Windows 8 veya Windows 8 Pro
  • RAM: 4GB DDR3 1600MHz SDRAM
  • Disk: 256 GB SSD
  • Ekran: Full HD, 11,6 inç
    Ekran kartı: Intel HD Graphics 4400
  • Kablosuz: WLAN 802.11a/b/g/n, Bluetooth 4.0, NFC
  • Ağırlık: 870 gram
Yazan: Hakkı Alkan
SDN - ShiftDelete.Net
05/06/2013