'En hafif gezegen' bulundu
Avrupa
Güney Gözlemevi’ne (ESO) bağlı Çok Büyük Teleskop’unu (VLT) kullanan
gökbilimciler, parlak bir yıldızın yakınında hareket eden sönük bir
cisim görüntüledi.
Dün 12:16 saatinde eklendi.
Gökbilimciler, Güneş Sistemi dışında bugüne dek tespit edilen en hafif gezegeni tespit ettiklerini düşünüyor.
Araştırmacılar, bugüne kadar ağırlıklı olarak dikey hız ya da geçiş
yöntemiyle olmak üzere, dolaylı tekniklerle bine yakın gezegen tespit
etti. Bu gezegenlerden daha fazla sayıda gezegenin ek gözlemlerine gerek
duyulsa da, bunlardan sadece on kadarı doğrudan görüntülenebilmişti.
2M1207 kahverengi cücesinin (eso0428) etrafında dolanan bir
ötegezegenin doğrudan ilk görüntüsünü VLT ile elde ettikten dokuz yıl
sonra, gökbilimcilerin kamerasına bu kez ‘en hafif gezegen’ takılmış
olabilir.
Keşfi duyuran araştırma ekibinin başında yer alan Fransa’nın Grenoble
Gezegenbilim Astrofizik Enstitüsü’nden Julien Raeau, “Gezegenlerin
doğrudan görüntülenmesi yer-konuşlu ya da Uzay’da olsun, en gelişmiş
araçları gerektiren olağandışı zor bir teknik... Şimdiye kadar sadece
birkaç gezegen doğrudan görüntülenebildi, bu nedenle bunların her biri
dev gezegenlerin nasıl oluştuklarının anlaşılmasına için önemli dönüm
noktalarıdır” dedi.
Yeni gözlemlerdeki muhtemel gezegen sönük ancak HD 95086 yıldızına
yakın belirgin bir nokta şeklinde görünüyor. Daha sonra yapılan bir
gözlemde ise gökyüzünde yıldızla birlikte hareket halinde olduğu
görüldü. Bu sayede HD 95086 b ismi verilen cismin yıldızın etrafında
bulunan bir gezegen olduğu ortaya çıktı. Parlaklığından, gezegenin
Jüpiter’in kütlesinden dört ila beş kez büyük olduğu tahmin ediliyor.
300 IŞIK YILI UZAKLIKTA BELİRDİ
Araştırma ekibi, ESO’nun her biri 8.2-metre olan VLT dizgesine ait dört
Birim Teleskop’tan biri üzerinde bulunan uyarlamalı optik aleti NACO’yu
kullandı.Bu alet gökbilimcilerin atmosferin bulanıklaştırıcı
etkilerinin çoğunu ortadan kaldırmalarını ve çok keskin görüntüler elde
edebilmelerini sağlıyor. Gözlemler kırmızı-ötesi ışık ve diferansiyel
görüntüleme adlı bir yöntem kullanılarak yapılırken, böylece gezegen ve
parlak yıldız arasındaki renk karşıtlığı geliştiriliyor.
Yeni keşfedilen gezegenin HD 95086 adlı genç yıldızına uzaklığı
Yer-Güneş arasındaki mesafenin yaklaşık 56 katı kadar, Güneş-Neptün
uzaklığının iki katı.Yıldızın kendisi Güneş’ten biraz daha büyük kütleli
ve bir çöküntü diski ile çevrili. Sistem bu özellikleriyle
gökbilimciler için genç, büyük kütleli gezegenlere ev sahipliği
yapabilecek ideal bir aday olarak beliriyor. Sistemin tamamı bizden
yaklaşık 300 ışık-yılı uzaklıkta bulunuyor.
Yıldızın sadece 10 ila 17 milyon yıllık genç yaşı nedeniyle,
gökbilimciler, yeni gezegenin muhtemelen yıldızı çevreleyen gaz ve tozlu
disk içerisinde oluştuğunu düşünüyor.
Araştırma ekibinde yer alan Anne-Marie Lagrange, “Şu an bulunduğu yer
gezegenin oluşum süreci hakkında bir takım sorunlar ortaya çıkarıyor. Ya
kayalarla katı bir çekirdek oluşturarak büyüdü ve çevredeki gazlardan
yoğun bir atmosfer oluşturmak için onları kendine çekmeye başladı, ya da
disk içerisindeki kütleçekimsel kararsızlıkların neden olduğu gaz
kümelenmelerinden meydana geldi” ifadesini kullandı.
Lagrange, “Gezegen ve disk arasındaki ya da diğer gezegenlerle olan
etkileşimler gezegenin oluştuğu bölgeden taşınmasına neden olmuş
olabilir” bilgisini verdi.
Araştırmada yer alan bir diğer gökbilimci Gaël Chauvin ise çalışmayla
ilgili şu açıklamayı yaptı: Yıldızın parlaklığı HD 95086 b gezegeninin
yüzey sıcaklığını 700 santigrat derece olarak tahmin etmemizi sağlıyor.
Atmosferinde su buharı ve muhtemelen metan bulunması için yeterince
uygun bir değer. Bu nesneyi VLT’ye takılacak yeni SPHERE ile çalışmak
harika olacak. Belki de, eğer varsa, sistemde daha içerde bulunan
gezegenler de ortaya çıkarılabilir.”
ntvmsnbc